Bugün iş çıkışı kulaklıklarımı takarak koyuldum yola. Yürürken birazda sövüyorum içimden derin derin
Kulaklığın soketi biraz aşınmış, yürürken cebimde oynaşıp duruyor ve ses sürekli gidip geliyor. Sürekli elimle bastıra bastıra otobüs durağına güç bela vardım. Kafada 10 karış bu aralar
Günde 2 defa belediye otobüsüne bindiğim ve her otobüste ayrı platonizm oluşmasıyla kafayı yemek üzereyim :p Günde 2 platonik aşk, çarpı (*) 30 gün desek, bir ayda 60 platonik vaka :d Neden bu kadar pasif olduğumu bir de anlasam da rahatlasa şu dünya…
Neyse benden bir cacık olmaz hesabı hareket edecek ilk otobüse zıpladım hemen. Körüklü otobüsün kuyruk kısmı benim mekanım
Hemen oturdum pencere kenarı, kafayı vurdum cama müziğide kökledim son sese
Anathema piskopata bağlamış bir şekilde devam ederken montröden geçiyorduk. Camdan dışarı baktığımda fuar kapısına asılmaş kocaman bir fuar etkinlik ilanı. “5-14 Şubat Sevgiliye Hediye Günleri”
Aslında otobüs tam olarak o bölgeden 7-8 saniyede gibi bir sürede geçti diyebilirim ama o süreç bana 7-8 dakika gibi geldi. Slow motion içerisinde biraz da blur efektiyle niyeyse o ilanı bakakaldım derin bir iç çekerek. :/ Ah ulan dedim biraz daha sövmeye başladım
Akşamları youtube’dan zaten Gökhan Yavuz’a sarıyorum.
Şimdi oturdum da bilgisayara düşünüyorum. Aslında sanırım ne düşündüğüm çokda önemli değil artık. İlhan İrem dinleyesim geldi
Daha da piskopata bağlamadan en iyisi bugünkü yazıma son vereyim
Herkese mutlu günler dilerim…













Henüz yorum yapılmamış