Psikolojik Saçmalatmacalar
Yaşça benden büyük abilerimin sürekli olarak söyledikleri şey; "Uğur dışarı çık", "Uğur biraz sosyal ol", "Uğur kız arkadaşı edin" gibi gibi şeyler uzuyorda gidiyor. Aslında beni düşünerek bu cümleleri sarfettiklerini biliyorum fakat içsel nedenleri sorgulamadan bu tür teşhis koymaları çok yapmacık geliyor. Bana yapmacık gelen eleştirileri de çok rahat gözardı ediyorum. Dünyaya, olaylara ve insanlara gelişi güzel bakmaya başaran bu kişiler için hayat iyi ve dünya dönüyor. Sonuç odaklı çalışan beyinler, olumsuzluklara karşı susmayı ve adapte olmayı öğrenmiş durumdalar. Sorgulamadan ezbere yaşamayı benimsedikleri apaçık ortada. Tüm bu cümlelere rağmen yinede asosyal olmadığımı düşünüyorum. Sadece dışarıdaki dünyanın kirli yüzüne hergün tanık olmak hoşuma gitmiyor.
Günümün uyku ve zorunlu olan ihtiyaçlarına ayırdığım zaman diliminin dışındaki kalan sürenin %90'nını bilgisayar karşısında geçiriyorum. Fakat daha sakin ve huzurlu bulduğum burası, diğerleri tarafından sıkıcı bulunuyor. Elbette birçok arkadaşım var, arada dışarı içmeye ve dolaşmaya çıkıyorum, arasıra sinemaya gidiyorum falan filan fakat insanların sorumsuz ve aşırı duyarsız tavırlarına karşı olan rahatsızlığım, benim için dışarının çok çekici gelmemesine neden oluyor. Sokaklar, diğer insaları önemsemeden hayvan gibi yürüyen yaratıklarla dolu. Cinayetler, tecavüzler, kavgalar vsvsvsvs.... Kaldı ki tam anlamıyla anlaşabildiğim arkadaşım da çok azdır ve beni tam olarak anlayabilen insanla henüz tanışmak nasip olmadı. Daha doğrusu artık insanları kendime yaklaştırmamaya (düşünsel ve duygusal olarak) çalışıyorum. Dertleşme ortamında bile insanların sizin sorunlarınızla gerçekten ilgilenmedikleri, sırf yapmak zorunda olduklarını düşündükleri için cümleler kurduklarını görmemek için aptal olmak gerekiyor. Sanırım biraz da kendimi ifade etmemde bazı sorunlar var. Sonuç olarak elbette kimsenin bizim sorunlarımızla ilgilenmeleri gerekmiyor. Herşey tıpkı bizde başladığı gibi bizde bitiyor. O zaman dışarıda bu insanlarla neden vakit öldüreyim ki? Şahsen vaktimi sonu olmayan boş muhabbetlerle harcamak istemezdim.
Özellikle dişi cinsiyeti hakkında konu açıldığında ise duygusal anlamda artık anında duraksıyorum. Bu konuda çok tecrübeli olduğum söylenemez. Fakat elbette gönlümü verdiğim 1-2 kişi oldu ama bu kişiler de itinayla parçaladılar beni. Bir insanı ne kadar çok düşünürsen, o kişi seni o kadar çok dağıtıyor. Bu da bizi insanlara ilgi göstermememiz gerektiğine götürüyor. Ama bu seferde olayın mantığından çıkmış olmuyor muyuz sizcede? Bu dişi cinsiyeti nasıl bir yaratılımdır anlamış değilim fakat bu kadar egoist ve bencil bir yaratık yoktur dünyada sanırım. Caddede yanımdan geçen bayanların sohbetlerine ister istemez kulak misafiri oluyorum. Arkadaşlarımın sevgilileriyle yaşadıkları sorunları dinliyorum. Çevremdeki bayanları gözlemliyorum. Hepsinde çıkan ortak payda birsürü gereksiz sohbetler ve uğraşlar. Sevdiğim bir kızla çıkarken önümdeki 15 yılın planını yaptığımı hatırlıyorum :) Onun haberi bile yokken sevindiği birçok olayın arkasında benim ellerimin olduğunu görmemesi, benim için ayrı birer güzellik ve mutluluktu. Fakat şimdi dönüp arkama baktığımda "gerçekten değermiymiş" cümlesinden başka birşey diyemiyorum. Neden şuanda bu ruh halindeyim bilmiyorum; sanırım bunun nedeni winampta çalan Zeki Müren parçaları olsa gerek :) Şuana kadar çıktığım kızlar içerisinden 1 tanesi akıllıydı, o da beni bıraktı zaten (fazla aklı başındaydı :p ). Onun dışındakiler + tanıdığım diğer dişiler oldukça egoist ve boş düşüncelerle doluydu. Aşk gerçekten nedir? Uğraşmaya değer mi? Şahsen aşkın olduğu yerde mantığın olmayacağına inanan birisiyim. Kaldı ki bir gönül kırıklığı yaşarken yazdığım buradaki yazıda bu konudan da bahsetmiştim. Friedrich Nietzshe'nin şu sözleri gelir aklıma :
İnsanları sevdiğinizi söylüyorsunuz. Ama daha derine indiğinizde sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz. Siz bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz…
Hal durum böyleyken, bana dışarı çıkmam için gerçekten mantıklı birşeyler söyleyebilir misiniz?
Sosyal Sitelerde Cinsiyete Göre Kullanım İstatistikleri
Öncelikle aşağıda yer alan demografik bilgilerin anlatımını gerçekleştirelim.
- Web sitelerin %84'ü, diğer bir anlatımla her 19 siteden 16'sı ağırlıklı olarak bayan kullanıcıya sahip.
- Sosyalleşme web sitelerinden Digg, Reddit ve Slashdot ağırlıklı olarak erkek kullanıcılara sahip. Bunlardan Slashdot sitesindeki kullanıcıların %82'sini erkek kullanıcılar oluşturmakta.
- Eğer bu 3 web sitesini istatistiklerde kullanmazsak, bayan kullanıcılar erkek kullanıcılardan daha fazla.
- Twitter ve Facebook kullanıcı cinsiyet oranları birbirlerine benzerlik gösteriyor. Twitterın toplam üye sayısının %59 'unu bayan kullanıcılar oluştururken, facebookta bu oran %57 düzeyinde.
- Bayanların en yoğun olarak yer aldıkları web sitesi bebo.com ve toplam üye sayısının %66 sını bayanlar oluşturuyor. Bebo.com'u sırasıyla myspace ve classmates.com takip ediyor.
- 19 büyük sosyal web sitesindeki toplam cinsiyet oranlarına baktığımızda, %47bay %53 bayan kullanıcıları oluşturuyor.
Kaynak: pingdom.com
Googlebot Tarafından SWF Bulunabilirliği ve Okunabilirliği
Dinamik web aplikasyonları içerisinde yer edinmeye çalışan Adobe firması boş durmuyor ve .swf formatların arama motoru botlarınca sağlık bir şekilde okunabilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Bu bağlamda Adobe Flash Player teknolojisini geliştirmeyi ve optimize etmeyi sürdürüyor.
Adobe firması Google ve Yahoo! ile ortak olarak çalışıyor. Bu çalışmalar kapsamında ise indekslenme ve flash dosya formatları ile web aranabilirliğinin artırılması ve geliştirilmesi amaçlanıyor. Herhangi bir içerik değişikliği yapılmadan, flash geliştiricileri çalışmalarına devam edebilecek ve önümüzdeki dönemlerde flash siteler de arama sonuçları pozisyonlarında üst sıralarda yer alabilecekler.
Arama botları şuanda hali hazırda statik metin ve linkleri swf dosyalarından okuyabiliyor. Adobe firması, içerik sahipleri ve flash geliştiricilerinin herhangi bir ek çalışma yapmasına gerek kalmadan, flash dosyalarının daha bulunabilir hale sokmak için google ve yahoo mühendisleri ile ortak çalışmalarını, ağırlıklı olarak teknolojisini optimize etmek üzere gerçekleştiriyor. Google botları şuanda flash dosyalarını okuyabilir ve bu okuma oranı hergeçen gün daha iyileştirileceği vurgulanıyor.
Geçmişten günümüze kadar, yetersiz kalan botların flash üzerindeki yetenekleri artık geliştirilmişe benziyor. Özellikle SEO çalışmaları yapılan web sitelerde flash kullanım oranı minimumda tutuluyordu. Aslına bakarsanız halende özel kampanya, Fan siteleri ve xml dosyalarından veri çeken flash modülleri dışında, sitelerde flash kullanılmaması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle sitenin tarayıcıdaki load süresini artırması ve flash kurulu olmayan yada kurulumu kısıtlanmış bilgisayarları ele aldığımızda, mecbur kalmadıkça flash kullanmamanın erişebilirlik ve okunabilirliğini artırdığını düşünüyorum.
Daha fazla bilgi için google blog sitesinde yer alan, Improve Flash Indexing ve Adobe'nin SWF searchability FAQ konularından edinebilirsiniz.
Burger King’i Aşermek
Fast food kültürünün hızla yayılmasıyla birlikte, özellikle bilgisayar sektöründe yer edinen insanlarda bir göbek problemi oluşmaya başladı. Bu öyle bir göbek oluyor ki, içinden birkaç kılla harmanlanmış pamukla birlikte, göbek deliğinizden organik yastık üretebiliyorsunuz. Arkadaşlar arasındaki deyimimiz ise içinden pamuk çıkmayan göbek, göbek değildir :)
Öğle yemeklerine çıkarken aramızda geçen fix diyalog "-Eee bugün ne yiyiyoruz?" "-Ee bugün nereye gidiyoruz" tarzı sorular. Fakat 2-3 gündür oyumu burger king'den kullanmama rağmen hepsinde de reddedildim ve başka yerlere gittik. Lakin bugün aşermenin doruk noktasına ulaştım ve sonunda bıçaklanma tehlikesi yüzünden herkes kabul etmek zorunda kaldı. Tüm ince, sarışın veya kızıl saçlı, açık tenli ve ve ve tercihen renkli gözlü kızların benimle olabilirlik olasılıklarını bir kenara atıp, gidip kocaman bir hamburger ve patates kızartması aldım. Ulaştığım zevkin doruk noktasını anlatmama gerek yok :) Yapacak birşey de yok aslında arasıra böyle aşerme krizleri geliyor işte. Yakında göbeğide masanın üzerine koyacam. Hedefim ise pazar günleri kahvaltı tepsisini göbeğimin üzerinde sabit tutabilmek :) :d
Sosyal Medyanın Markalar Üzerindeki Etkileri
Günümüzün yeni pazarlama yöntemleri ve müşteri profili çıkarım mecrası olan SMO'ya (Sosyal Medya Optimizasyonu) hoşgeldiniz. Amerikan bir araştırma şirketi olan Harris, tüketicilerin sosyal medya üzerinden ürün, şirket, markalarla ilgili paylaşımları konulu bir anket yapmış ve ilginç sonuçlara ulaşmışlar. Ankete katılan 2000 kişiyle, katılımcıların %34'ü bir ürün, şirket ya da marka hakkındaki tatmin ya da memnuniyetsizliğini sosyal medya üzerinden paylaşıyor, %43'ü hayatları, %36'sı yapmakta oldukları şeyler ve %31'i gittikleri yerler ile ilgili status güncelleme alışkanlığına sahip. Tabi bu rakamlar Amerika'da yaşayanlar için geçerli. Avrupa'da ve özellikle Türkiye'de bu rakamlar biraz farklı değerleri işaret edecektir. Ankete katılanların %23'ü ürün, marka veya şirketler ile ilgili beğenilerini, %26'sı ise şikayetlerini dile getirmek için sosyal medyayı kullanıyor. Araştırma çerçevesinde sosyal medya üzerinden şirket/marka/ürün ile ilgili paylaşımda bulunanların %38'i bunu diğer tüketicileri etkilemek amacıyla yaptıklarını (18-34 yaş arasındakiler için bu oran %45'in üzerine çıkıyormuş) %46'sı ise sosyal medya üzerinden şikayette bulunurken acımasız olmaktan
çekinmeyeceklerini belirtmişler. Bu da bize gösteriyor ki kurumsal firmaların sosyal medyayı etkin bir biçimde kullanmaları gerekiyor.
Bir başka araştırma şirketi olan Morpace ise Facebook’un perakendeciler üzerindeki etkisini araştırmış. Varılan sonuçlara göre, kullanıcıların %41'i "sevdikleri ürünü veya markayı arkadaşlarına göstermek" için Facebook üzerinden ürün/marka sayfalarına üye oluyor, %36'sı Facebook'u ürün araştıması yapmak için iyi bir araç olarak görüyor. Katılımcıların %68'inin arkadaş listesindeki biri tarafından yapılan pozitif bir yorumun satın alma kararlarını dierk olarak etkilediğini kabul ediyor, "Diğer hangi sebeplerle Facebook'a üye oldunuz sorusuna" %23'ü beğendikleri şirket, kuruluş ve grupları takip etmek için, %10'u ise ürün tavsiyelerini araştırmak için yanıtını veriyor.
Kurumunuzun halen asosyal davranmasına izin mi vericeksiniz ? :)




























