Severken vazgeçilemez…

Sevilen insanla kavga ettikten sonra kapıyı çekip gidene söylenicek en güzel sözleri söyler Jim Carrey: (Ağzımıza geleni söyleriz onu  kapıdan çıkartacak kadar fakat gitmelerini istemeyiz, dayanamayız):

Joel: wait, wait, wait… just wait
Clementine bakakalır: wait? why?
Joel: i don’t know just wait, wait..

İnsan bazen “keşke bir zaman makinesi olsaydı” diyor..

İzmir Blog Yazarları Buluşması – Ocak 2011

İzmir Blog Yazarları

İzmir Blog Yazarları

İzmir Blog Yazarları buluşmasına katılmaya başlayalı henüz 3 ay olmasına rağmen, oldukça sıcak ve samimi ortam insana hiç yabancılık çektirmiyor.

Ocak ayı buluşmamız 2 Ocak günü Gündoğdu Starbucks’ta saat 16.00′da gerçekleşti. Aramıza yeni katılan arkadaşlarımız ile blog yazarları olarak bağlantılarımız, her buluşmada daha da artıyor. Katılımcıların genelini üniversite öğrencilerinin oluşturması ve vize döneminde olmamızdan dolayı, bu seferlik katılım beklenenin altındaydı.

Geçen ay olan buluşmamızda İzmir Blog Yazarları topluluğu olarak amaçlarımız üzerinde fikirlerimizi paylaşmıştık. Bu buluşmamızda ise yine bunlardan kısaca bahsedip, yazılı olarak kayıt altına aldık. Notlarımız ise şu şekilde :

  • İzmir blog yazarlarını bir çatı altında toplamak,
  • Kurumsal bir görev paylaşım dağılımı
  • Yetkinlik ve sorumluluklar çerçevesinde bu çatıyı güçlendirici faaliyetler yapılmalı

“Community” Oluşturmak

İletişimin temelinde yer alacak bir portal olmalı. Bu sadece bir yazılım olarak düşünülmeli, insanların haberdar olacakları bir takvim olabilir mesela. Google calendar üzerinden bir takvim oluşturup paylaştırılabilir, bloga sayfa olarak eklenebilir bu takvim. Google gurubumuz var onu etkin kullanamıyoruz. Facebook gurubu var etkin kullanamıyoruz. Birçok kanaldan ulaşmaya çalışıyor ama hiçbirini kullanamıyoruz. Blogda hepsine link verilmeli ve duyurular hepsinde tekrar tekrar yapılmalı.

Etkin Bir Şekilde Buluşmaları Gerçekleştirmek

Buluşmalar gerçekleştiriliyor ama her seferinde aynı konular aynı düşünceler etrafında dönüp duran konuşmalar yapılıyor. Bu konuşmalar daha genel boyutta gerçekleştirilip bir çatı halinde maddelendirilerek online-offline farklı zamanlarda tamamlanmalı.

İzmir Blog Yazarları Arasında İletişim Sağlamak

İletişimi geliştirmek için uygulanabilecek alternatifler tekrar tartışılmalı. Bu madde öncelikli olmalı. İletişim gerçekleşirse, kolaylaşırsa diğer aşamalar daha sonra zamanla basamak gibi çıkılabilir. Temel ihtiyaç iletişim.

Birbirleri İçinde Ulaşılabilirliklerini Arttırmak

Herkes ulaşılabilir olmalı. En basitinden bir etkinlik için bilgi vermek amacıyla da olsa erişilebilir olmak için bir veri tabanı olmalı. İsim, blog adresi, mail, telefon, ilgili olduğu konular, meslek vs. gibi bilgiler tek bir çatı altında ulaşılabilir olmalı.

İzmir Blog Yazarları Buluşması

İzmir Blog Yazarları oluşumunu ilk duyduğumda oldukça heyecanlanmıştım. Yanlış hatırlamıyorsam ilk defa friendfeed’den tanışmıştım. Sonrasında takipçisi olmuş ve bu oluşumun facebook grubuna katılmıştım. Özellikle İstanbul’daki gelişmeleri İzmir’den sadece takip etmek sıkıcı ve bir o kadar “Neden bizler yapamıyoruz” sorusuyla uğraşmak, bazen üzücü bir durum oluşturuyordu. Fakat bugün grubun Gündoğdu Starbucks’ta bir buluşması vardı ve ilgileneceğini düşündüğüm için de bir arkadaşıma haber verdim. Buluşmaya katılacaktık ve bunun kararını da 1 hafta kadar öncesinden vermiştik.

Bugün arkadaşımın (Kemal) biraz işi olmasından dolayı, kendisi bize sonradan katılacaktı. Ben de nasıl olsa bulurum diye Gündoğdu Starbucks’ın yerine, haritadan bakınmadan çıkmıştım. Fakat beklediğim gibi olmadı ve otobüsten de son durakta inince biraz yürümek zorunda kaldım. Gel gelelim benim düşündüğüm starbucks, gündoğdu değilmiş :) Ve kime sorsam bilmiyor. Zaten 5 dakika kadar geç kalmış ve iyice acele etmeye başlamıştım. Artık adımlarımı hızlandırarak Gündoğdu meydanına doğru yürüdüm. En sonunda da bulamayınca telefondan lokasyon bakmaya başladım. Fakat sağolsun, Vodafone alsancak iskelesinde 3G ile çekmediği için edge hızında zar zor bağlandım. Bu yüzden yürürken, aynı zamanda da sayfanın yüklenmesiyle ilgilenmek zorunda kaldım. Neyse güç bela tam 40 dakika yürüyüp yeri bulacam diye dolanırken sonunda tesadüfen önünden geçmiş bulundum ve mutlu son :)

Biraz çevreye bakındıktan sonra üst katına çıktım ve blogçu arkadaşları gördüm. Arkadaşlarla kısa bir tanışmadan sonra, sohbetimize Kemal’de katıldı. Yanlış hatırlamıyorsam 2.5 saatlik bir sohbetten sonra dağıldık. Konuşmalar içerisinde İzmir’li blog yazarlarını bir araya toplama ve yapabileceğimiz etkinlikler konusunda sohbetlerde bulunduk. Sonuçta bir yerden başlamak lazım ve ilk etkinliği de bowling oynamak üzerine karar verdik. Grup ve etkinlikler hakkında bilgiyi grup için oluşturulan web sitesinden takip edebilirsiniz: http://www.izmirblogyazarlari.com/

Ayrıca sohbetler içerisinde blog sitesini daha çok mesleki ve meslek konusu hakkında yazı yazan tek ben olduğunu gördüm. Aslında bugünkü konuşma, bir geç kalmışlığımı da ayrıca hatırlattı bana :) En kısa zamanda blog sitem için bir tema ayarlıyıp (veya düzenlemeler yapıp), sitem üzerinden daha etkin yayın yapıcam. Genel ve kişisel konulara da daha fazla yer vermeyi planlıyorum. Önümüzde de bayram olmasından dolayı bu konuyla bayram sonrası ilgileneceğim. Çok yakında yeni bir arayüzle blog sitemi canlandırma çalışmalarına girişeceğimi büyük bir heyecanla bildirmek isterim. Elbette SEO ve internet reklamcılığı üzerine yazılarımı arada yazıp yayınlayacağım fakat sitem üzerindeki vizyonumda da birtakım değişikliklere gideceğim.

Buluşmaya katılan arkadaşlara teşekkür ediyor, bizleri de aralarına kabul edip söz hakkı verdikleri için ayrıca minnetlerimi iletiyorum. Tüm izmir’li blog yazarlarını, grubumuz içerisine dahil etmek temennisiyle…

Web Tasarımı Deyince?

Artık daha eli yüzü düzgün kelimelerde çalışmaya başladım. Özellikle Egebilgi Yazılım bünyesine dahil olduktan sonra büyük kurumsal müşterilerin, zor kelimeleri amaçladıklarını farketmek çok da zor değil. Fakat birilerinin bu kişilere long tail search‘den bahsetmesi gerekiyor ki, sanırım bu da benim :) Çoğu müşteri tek kelime üzerine yoğunlaşıyor. Ama tek kelimelerin aranma hacmi (bazı kelimeler hariç), 2-3 kelimeden oluşan arama öbeklerine göre çok daha düşük seviyede olabiliyor. Elbette bu kararı vermek kendilerine düşer ama yarın birgün “-neden sitemize ziyaretçi gelmiyor?” dediklerinde kafalarına yumurta falan elime geçerse fırlatıcam..

Müşterilerimizin işlerine başlamadan önce ilk hedefimiz, web tasarım diyince gözler önüne Egebilgi’yi sokmak. Web Tasarım ve Web Tasarımı zor değil, fakat uğraştıracak kelimeler. Egebilgi, Google AdWords, SEO ve çeşitli E-çözümleri de sunuyor. Yan kelime olarak ise az önce özet geçtiğim e-pazarlamaya ait bazı kelimelerde çalışmayı planlıyorum.

Bir süredir Google AdWords sertifikası ne işe yarar veya almam ne işe yarayacak gibi düşünceler içerisindeydim. Aslında bir işe de yaradığına tam olarak inanmıyorum. Gerçi bilgi düzeyiniz sınav sonuçları doğrultusunda teyit edilmiş olunuyor ve müşterileriniz sertifika logosunu görünce de içleri böyle bir güvenle böyle bir mutlulukla doluyor :) Ama bunlar dışında çok yararı olduğu söylenemez. Fakat kurumsal bir danışmanlık yapılacaksa sertifika edinmeniz +1 puan kazandırıyor. Bu sebeple üşengeçliğimin üzerimde olmadığı bir gün Google AdWords eğitim merkezine göz atıp sınava gireceğim. Nasip olup geçersem de logoyu çerçeveletip, duvara asacam :p

Dediğim gibi web tasarımı deyince; e birde malum izmir firmasıyız, web tasarım izmir de deyince artık Google’da Egebilgi’yi göreceğiz inşallah. Şimdilik hoşçakalın…

Yine Uzun Bir Aradan Sonra

Sanırım tekrar uzun bir süredir blog siteme birşeyler yazmayı ihmal etmişim. Fakat hak verirsiniz ki bu aralar özellikle SEO ile ilgili olan yazılarımı, özgün niteliklerini korumaları adına seo yarışması siteme yazıyorum. En azından bu durum bir 2 ay daha devam edecek. Söz veriyorum yarışma bittikten sonra ve biraz da dinlendikten sonra güzel makale girişleri ile buraya geri döneceğim. Gerçi hoş bu yazıları okuyan var mıdır bilemiyorum :)

Bir önceki yazımda bahsettiğim üzere Egebilgi firmasına SEO danışmanı çalışmaya başladım. Fakat sadece SEO ile ilgili kısımlar değil, Google AdWords yönetimi ile de ilgilenmekteyim. Nedense Türkiye’de bir uzman kelimesidir tutturulmuş  gidiyor. Şuyun uzmanıyım buyun uzmanıyım gibi gibi…. Halbuki ben iş görüşmelerimde bile iş ilanlarında yer alan “SEO Uzmanı” tarzındaki başlıklara takılırım ve bu duruma karşı oldukça da şaşırıyorum. Hatta bunu iş görüşmelerimde bile söylüyorum.

“Eğer bir uzman arıyorsanız bu kesinlikle ben değilim. Sadece bu işi planlı ve profesyonel olarak yürütebilen tecrübeli bir elemanım.”

O kadar, hem online hem de reel seminerlere katıldım ki, bunlar Google AdWords, pazarlama ve çeşitli dallarda olsun, bir gün kendime şunun uzmanıyım diye tanıtmadım kendimi. Bildiğim tek bir şey var ki, ilk etapta kendisine uzmanım diye tanıtan adamdan hayır gelmediği; en azından SEO sektöründe…

Niels Bohr’un dediği gibi “Uzman, dar bir alanda yapılabilenecek tüm hataları yapan insandır.” Henüz 22 yaşındayım ve tüm hataları şuana kadar yapmış olamam. Bu yüzden bir süre daha kendim için bu sıfatı kullanmayacağım.

Neyse efendim yaklaşık 3 hafta kadar bir süredir egebilginin kendi sitesine çeki düzen vermekle uğraşıyoruz. Daha doğrusu karar verilen tasarım tam olarak elime geçmediği için SEO işlemleri için kısmen beklemediğim. Uzaktan bağlanarak en azından içerik ve meta ile ilgili olan kısımları bitirdim. Site ve menü mimarisini tasarım ile birlikte başlayıp bitirmiştik. 301 ve 404 ile ilgili kısımları da bugün bitirdim. Yarına büyük bir aksilik çıkmazsa yayına alacağız. Yayına aldıktan hemen sonra başta server yapılandırmaları olmak üzere script üzerine bazı iyileştirme çalışmaları yapacağım.

Arama
Beni Yukarı Çıkar