Sana dokunmak tüm kelimeleri yakmak gibi

Işıkları kapatır ve bir film açarsın.. Bazen öyle bir sahne izletir ki film sana; sadece bir cümle bile seni hayata kapatır: “En zor anlarda bile ayrılmamacasına tek vücut olabilmeyi anlat. Yalnız yürümek zor, kolayını anlat.”  fakat yanaklarında hissettiğin sıcak su damlaları tek başına süzülür, öylece, boşyere, birbaşına…

Benim bu derdim
Ne yağan yağmurda
Ne yalancı sonbaharda
Ne bomboş sokaklarda…

Kırılmış her yanım
Kaybolur zaman saçlarında
Gözlerim sokaklarda
Sebebi isyan aşkım…

İçim yanar, içim kanar da
İsyan!
Geriye bir avuç yalan
Beni bu derde sen attın da, gittin ya kafam hep duman….

Onu izlersin uzaktan, elin gitmek ister ama gidemez.. Seslenmek istersin ama sesli harflerin yetmez.. Geceleri duvarlara fısıldarsın, sadece söylemek istediklerini; daha fazlasını değil, yine de gücün yetmez.

Alışveriş Listem

10 günlük bir tatilden sonra işyerine varıp masama oturduğumda işimi özlediğimi farkettim. Öğlene kadar mailler, kontroller ve diğer işlerle uğraşırken bi ara düşüncelere dalıp gitmişim. Aslında bu düşünceler tatil esnasında aklıma gelmişti ama bugün üzerinde bir kez daha geçmiş oldum..

Hayatta bazen istediğim gibi gitmeyen şeyler var. Ama daha sonraları bunda da varmış bir hayır diyip pozitif birşeyler çıkartıyor insan. Belki de kendisini kandırmasıdır insanın ama şu hayatta insanların bencillikleri yüzünden üzücü şeyler yaşadım. Bu yüzden dedim ki, kendimi mutlu edecek neler var? İşte düşüncelerim bunların cevaplarıydı.. Önümüzdeki dönemlerde sahip olmak istediklerimin bir listesini çıkardım ve bunları edindikçe geri dönüp bu konuyu güncelleyeceğim. Büyük şeyler değil ama işte kendime biraz amaç edineyim dedim. Maksat biraz da can sıkıntısı :)

  1. Samsung Galaxy Tab2
    Bir netbookum var ama bunu Gitti Gidiyor‘da satıp yerine bu tableti almak istiyorum.
  2. HTC Sensation veya Samsung Galaxy S2 ( HTC Sensation aldım :) )
    Telefonumu değiştirmek zaten gündemimde olan bir şeydi. Henüz tam olarak ne alacağıma karar veremesem de şuanda bu 2′si arasında gidip geliyorum.
  3. GTX470 GDDR5 1280MB 320Bit Nvidia DX11 Ekran Kartı
    6-7 ay kadar önce güzel bir masaüstü bilgisayarı topladım ama ekran kartı almamıştım. Şuanda geçici olarak GeForce 7600 GS kullanıyorum. En kısa sürede bu veya buna benzer bir kart alacağım.
  4. Nikon D5000 Dijital SLR Fotoğraf Makinesi
    Düşündüm ki her ne kadar kirli bir dünyada yaşıyor olsak da, etrafta halen fotoğrafını çekecek güzellikler var.
  5. Logitech z5500 Ses Sistemi ( Logitech z906 aldım :) )
    Müzik dinlemeyi çok seven birisi olarak bu ses sistemini hak ediyorum :)
  6. Ibanez DTT700 Elektro Gitar
    Son 3 yıldır özellikle elektro gitara bir merakım var. Çok da bilgim yok öğrenicem ama gözüme ibanez DTT700 modelini kestirdim.
  7. Golden Retriever
    Bunu almak için bir nedene gerek yok :) İş yerimden işe getirmek için izin alabilirsem, ileriki dönemlerde bir tane golden almak ve yanımdan da ayırmamak istiyorum.
  8. Swatch Saat ( DIESEL DZ4182 aldım :) )
    Swatch’ın saatleri hoşuma gidiyor. Bir ara saatimi yenilemeliyim.
  9. BMW 118i veya Chrysler Crossfire
    Pek araba merakım yok fakat 1-2 aylık dönem içerisinde ehliyet kursunu gideceğim. İlk etapta acemeliğimi atmak üzere basit bir araba alacak olsam da, bu 2 araba tasarımı itibariyle hoşuma gidiyor. Alabilirim ciddi ciddi..
Golden Retriever

Golden Retriever

Nikon D5000 SLR

Nikon D5000 SLR

Ibanez DTT700

Ibanez DTT700

Aslında bu liste biraz daha uzun ama daha sonra güncelleyeceğim, bugün biraz yorgunum. Hayal kurmak bedava olduğu için de listeyi geniş tutmakta bir sakınca görmüyorum. Ufak ufak bunları almak istiyorum, alıcam inşallah da… Elbette en öncelikli dileğimiz sağlıklı ve mutlu bir yaşam, vatana ve millete hayırlı bir birey olmak. Bu liste de geriye kalanlar işte :)

Senden gelsin ölüm, başım üstüne…

Şuanda beynimde bilmem kaç promil alkol varken yazıyorum bu satırları. Saat olmuş yine gecenin bir yarısı.. O günden beri olduğu gibi, bu akşam da sağa sola çarparak zar zor masamın yolunu buldum. Neden bilmiyorum, sürekli nedenini soruyorum kendime ama bilmiyorum. Unutmak için beynimi uyuşturmanın çözüm olabileceğini düşündüm. Günlerce içip içip sızdım. Haklı olduğumu da sanırdım hep ve aslında giderdi de aklımdan bianda; Oysaki yarım saat sonra çok daha kötü bir şekilde her yerde o belirirdi yine. Bir beyin ereksiyonu başlar ve kurtulamazsın düşüncelerden.. Saat kaçta uyuya kaldığını hatırlayamazsın.. Uyandığında, uyuduğunun farkına bile varamazsın.. Yastığı kafana vurur ve uyursun yine sanki tüm gece uyanık kalmış gibi..

Hayatından çıkar giderim dedim; ama o kadar da kolay olmuyormuş. Arınamıyorum tüm uğraşlarıma rağmen.. Gözlerim doluyor her aklıma gelişinde, siliyorum hemen “dur lan kendine gel” diyorum. Bi b*ka da yaramıyor zaten bu cümleler, ama o andan bir süre kurtulabiliyorum; kendimden; evet. Kısa bir süre kadar da olsa.. Keşke bu kırıklıkları deneyimlemek zorunda olmasaydım… Olmasaydık… Severek ayrılmak.. Lanet olsun…

Bugün 20 Ağustos ve bugün diğer günlerden çok daha farklı olabilirdi. Bugün diğer günlerden çok daha özel olabilirdi. Sarılır ve denize bakarak saatlerimizi geçirebilirdik.. O yine her zamanki gibi başını omzuma koyar, ben de saçlarını okşardım, koklayabilirdim. Sokak ortasında yine dans edebilirdik ve bazen birisi ona baktığında hayvan gibi kıskanabilirdim.. Bırakmazdım ellerini.. Akşamları veda edip geri dönerken gözlerimin dolduğu gibi, o anlarda da bazen dolardı fakat bunları ondan saklardım.. Her bana yaslandığında korkardım da bazen.. Suratımda da aptal bir gülümseme ve niye gülüyorsun sorusuna cevap verememe durumları işte.. Elini tutmaktan terlemek ve ısrarla hiç bırakmama dürtüsü.. Sağa sola bakardı bazen de ve “ne düşünüyorsun” derdim sürekli; oysaki gözlerinde görürdüm mutluluğu ve birşey düşünmediğini zaten hep bilirdim. Ve bana “hiç, bişi düşünmüyorum” derdi.. Anılarda kaldı herşey..

Fakat bu dünya’da yolunda giden tek şey, hiçbir şeyin yolunda gitmeyişidir.. Bugün çok daha farklı olabilirdi; 20 Ağustos diğer günlerden bambaşka olabilirdi..

Ama olmadı, beceremedim.. yapamadım.. Bu hayatın bana verdikleri ve benden aldıkları sürekli kapışıyor, tercih bile yapamıyorum.. O kadar hızlı ki herşey, olan olduya dönüşüyor ve başım dönerken buluyorum kendimi her akşam.. Uyandığımda yere devrilen boş şişelere anlam veremiyorum.. “Noldu lan” diyorum kendi kendime, biraz da alkolün verdiği baş ağrıları ile.. Ama sonra hatırlamaya başlıyorum.. En çok da “keşke vaktimi boşa harcamasaydım” cümleleri yakar ya gönlümü.. 2 defa ölür de dirilirim.. Belki de hiç dirilemedim, bilmiyorum..

Her şeye rağmen dünya dönüyor ve ardında asık veya gülen yüzler bırakıyor işte. Hayatımda keşkelere yer vermemek için çoğu zaman içimden geldiği gibi hareket ediyorum. Her anıya saygım var ve kimsenin bunu kirletmesine de izin veremem.. Aklıma gelir hep sonrasında yine şu şarkı sözleri:

“Hello darkness, my old friend. I’ve come to talk with you again..”

Gözlerimi kapadığımda başım dönüyor ve kendimi yorgun hissediyorum. Açtığımda ise yine o aklımda.. Kapıyorum ve yine başım dönüyor.. Böyle boktan bir şeymiş işte sevmek..

Sen ve Ben

Senin yüzünden kontrolümü kaybediyorum bebeğim
Bana öyle baktığında kontrolümü kaybediyorum
Gözlerinde bu akşam diyen birşey var
Artık çocuk değilim, hayat kapısını açtı
Yeni ilginç bir yaşama

sana yakın olduğumda konrolümü kaybediyorum bebeğim
bana bu şekilde bakma kontrolümü kaybediyorum
gözlerinde birşey var, bu ilk görüşte aşk
bir çiçeğin büyümesi gibi, hayat bilmeni istiyor
yaşamın bütün sırlarını

bütün bunlar kaderinde yazılı
kalbinde yazılı

sen ve ben hayalimiz var
aşkımızı saklayacağımız bir bulmak
sen ve ben yaratıldık
birbirimizi sevmemiz için, sonsuza kadar

Sanırım

Her insan kendi dilinde konuşur
Ve hiç kimse anlamaz ne söylediğini
Kafasındaki ışığın.
Sonra iyi olarak da anlaşılmaz
Düş kırıklığı ve incinmedir
Gerçek utanmazlıklar…

Arama
Beni Yukarı Çıkar