Kas
24th

Pagerank Matematiği

Files under Gerekli Bilgiler | 1 Comment

Pagerankın ilk çıkış mantığı şu cümle ile özetlene bilir “insanların link verdigi site kötü site olamaz.insanlar bir siteye link veriyorsa, bu site iyi bir site olmalı…”
işte google bu sihirli cümleden yola çıkarak kuruldu, gelişti, gelişmeye devam etmektedir.Google’ un ilk yıllarında çogu kişi, pagerankın gücünün farkında degildi ve pek önemsemedi.Rakip arama motorları yahoo, msn ve altavista sanal dünyadaki milyarlarca sayfanın birbiri ile etkileşimine dayanan pagerank degerinin hesaplanmasının imkansıza yakın oldugunu ve sistem kaynaklarının boşuna bir ugraş içinde olacağı görüşünde birleşiyorlardı.Ancak yapılan deneyler sonucunda fark edildi ki gerçektende pagerank önemli bir etken idi.Bu yazımızda pagerankın matematiksel modellemesi üzerinde durulacaktır.
Pagerankın Google tarafından açıklanan formülü aşağıdadır:
PR(A) = (1-d) + d (PR(T1)/C(T1) + … + PR(Tn)/C(Tn))

formüldeki degişkenler şunlardır:

PR(A)= A sitesine ait pagerank degeri
d = “damped down” faktörü denilen özel bir katsayı ve 0.85 kabul edilmekte.
PR(Tn) = A sitesine link veren herhangi bir sitenin pagerank degeri.
C(Tn) = A sitene link veren herhangi bir sitedeki link sayısı.

Google yaptıgı açıklamalarda şunu belirtmiştir ki, sanal evrendeki tüm sitelerin gerçek pagerank degerleri toplamı 1 sayısına eşit oldugu kabul edilmiştir.Bizde bu yaklaşımla yola çıkarak degişik linkleşme şemalarının pagerank degerine katkılarını inceleyecegiz.İlk örnegimizde linkleşmenin en basit hali olan karşılıklı link degişiminin etkilerini görelim.Yapacağımız tüm örneklerde her sitenin pagerank degeri ilk başta 1 kabul edilmiştir.

Pagerank örnek 1

d

= 0.85

PR(A)

= (1 – d) + d(PR(B)/1)

PR(B)

= (1 – d) + d(PR(A)/1)

Degerleri yerine koyarsak :
PR(A) yani A sitesine ait pagerank degeri 1 kabul edildi.
d= 0.85 katsayı degerinde oldugunu google bize söylüyor.
PR(B) yani B sitesine ait pagerank degeri 1 kabul edildi.
C(Tn) =1 A sitesinden ve B sitesinden dış dünyaya verilen link sayısı 1 oldugundan 1 alınırsa

(more…

Kas
24th

Öğretmenler Günü

Öğretmen; öğretme işini görev edinen kişiye denir. Öğretmenlik bir meslektir. Kişinin öğretmen olabilmesi için öğretmen yetiştiren bir okulu bitirmesi gerekir. İlkokullarda öğretmen Sınıf Öğretmenidir. Sınıfın bütün derslerini aynı öğretmen okutur. Ortaokul ve Liselerde ders öğretmenliği vardır. Meslek okullarında dersler özel şekilde yetiştirilmiş meslek öğretmenleri tarafından işlenir.

Eskiden öğretmene “Muallim”, öğretmen yetiştiren okula da “Muallim Mektebi” denirdi. Ülkemizde öğretmen okulu ilk kez 16 Mart 1848′de açıldı.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde eğitime ve öğretime önem verilmiyordu. Az sayıda okul vardı cumhuriyetin ilanıyla birlikte yurdumuzun her yanına yeni yeni okullar açıldı. Okul çağında olanlar bu okullarda okumaya başladı.

Atatürk, eğitimin, öğretimin yayılmasından, yaygınlaşmasından yanaydı. 1928 yılında Arap harflerinin kaldırılıp yerine bugün kullanmakta olduğumuz Türk harflerinin kabulü tüm yurtta sevinç yarattı. Halkın yeni harfleri kısa sürede öğrenip daha çok yurttaşın okur - yazar olmasını sağlamak amacıyla yoğun bir çalışma başladı. Okuma - yazmayı yaygınlaştırmak için okul çağı dışındaki yurttaşlara okuma - yazma öğreten okullar açıldı. Bunlara Millet Mektepleri adı verildi.

(more…

Ağu
25th

Tenkit Psikolojisi

Tenkit Psikolojisi

Her şeyi tenkit eden bir adam bir tabloyu da tenkit etmiş. Yanındaki: ‘Sen hiç bu kadar güzel bir eser meydana getirdin mi?’ deyince, adam: “Arkadaşım ben yumurtlamayı bilmem; ama bir yumurtanın sağlam veya çürük olduğunu pek âlâ anlarım.” diye cevap vermiş.1
Birilerinin tenkit ettiğini, birilerinin de tenkit edildiğini sık sık görürüz. Acaba insanlar niçin tenkit eder? Tenkit etmenin arkasındaki psikolojiler nelerdir? Tenkidin faydaları var mıdır? Müspet tenkit nasıl yapılır? Tenkidin insan psikolojisine tesirleri nelerdir?
Tenkit; sözlü, yazılı veya fiilî olabilir. Lûgat mânâsıyla tenkit; herhangi bir insan, eser veya konunun, doğru-yanlış, eksik-fazla, güzel-çirkin yanlarını bulup gösterme işidir. Tenkidin ahlâkî zâviyeden iyi veya kötü olarak vasıflandırılması; kime, ne zaman, nerede, hangi dozda, hangi maksatla ve ne niyetle yapıldığına bağlıdır. Bu açıdan bakılınca tenkit, müspet tenkit (yapıcı olan, fayda sağlayan) veya menfi tenkit (yıkıcı ve zarar veren) olarak ikiye ayrılır. Tenkidin tesiri de yukarıda zikredilen hususiyetlere bağlı olarak farklılıklar gösterebilir.
(more…

Ağu
25th

NLP ile Yaşamak

Her insanın farklı düsünce ve davranış biçimleri, vardır. Nlp sayesinde dostlarımızı, ailemizi çevremizdekileri daha iyi anlarız.

Dış dünyadan edindiğimiz deneyimler, beş duyumuzla bir süzgeçten geçirilir ve bu içsel duygular sayesinde de hedeflerimizin şekillenmesine yansıtılır.

Anlama yeteneğimiz ile bilincimizin kapsamı içinde olan bütün algılar, beynimize sinir uçları aracılığı ile ulaşır. Dil ise, gerek düşüncelerimizi denetlemede, gerekse diğer insanlarla iletişimimizde çok önemli bir rol oynamaktadır. Beynimiz, bunların sonucu olarak kişisel tavırlarımızı bir bilgisayar gibi programlayarak hayata geçirir. Her insan, anlama, düşünme, yorumlama ve davranma yeteneği ile mükemmel olma ve gerçekleştirmek istedikleri hedeflerine ulaşma yönünde çaba sarfeder.

Kişisel mükemmelliği yakalamanın bilimi ve sanatı olarak adlandırılan NLP kavramının temeli, bireyin bazı sağduyu ilkelerinin yanı sıra, “iyi yaptığım bir şeyi nasıl yapıyorum?” “onu nasıl daha iyi yapabilirim?” “başkalarında hayranlık duyduğum becerileri nasıl kazanabilirim?” gibi soruları cevaplandırabilmesine dayanmaktadır.

NLP, gözlenebilir ve gözlenemeyen davranışlarla sınırlıdır. Görülebilir davranışlarımızın yanı sıra düşünce biçimimizi, yani tüm deneyim ve eylemlerimizi kontrol eden zihinsel süreçleri de içerir. İnsanın motivasyonunun tüm yapısıyla ilgilenerek, bir davranışla sonuçlanan düşünce süreçlerini, duygularını ve inançları şekillendirmeye çalışır. Özellikle de başkalarıyla olduğu kadar, kendimizle kurduğumuz iletişimle ilgilidir.
(more…

Ağu
6th

Renkler, Modelleri Ve Algıya Etkileri

Renk, ışığın değişik dalgaboylarının gözün retinasına ulaşması ile ortaya çıkan bir algılamadır. Bu algılama, ışığın maddeler üzerine çarpması ve kısmen soğurulup kısmen yansıması nedeniyle çeşitlilik gösterir ki bunlar renk tonu veya renk olarak adlandırılır. Tüm dalga boyları birden aynı anda gözümüze ulaşırsa bunu beyaz, hiç ışık ulaşmazsa siyah olarak algılarız. İnsan gözü 380nm ile 780nm arasındaki dalgaboylarını algılayabilir, bu sebepten elektromanyetik spektrumun bu bölümüne görünen ışık denir. Renkler için genelde kulağımızla duyduğumuz ince ve kalın ses analojisi yapılsa da, ses algısının aksine aynı anda gelen ışık frekansları değişik kanallardan algılanamaz (başka bir deyişle göz frekans analizi yapamaz), dolayısıyla aynı anda ince ve kalın sesleri birbirine karıştırmadan duymamıza karşın gözümüz için bu ‘çok seslilik’ söz konusu olmadığından değişik ışık frekanslarının sadece kombinasyonlarını algılayabiliriz. Bu prensibi açıklamak veya pratik uygulamalarda kullanmak için çeşitli renk modelleri geliştirilmiştir.

Renk ModelleriAdes Cover

Renk modelleri toplamsal ve çıkarımsal renk sistemleri olarak iki ayrı prensibe dayanır. Toplamsal ile kastedilen değişik ışık frekanslarının birleşerek gözümüze ulaşmasıdır. Doğada ışığı sadece nesnelerden yansıdığı şekliyle gördüğümüzden pratik olarak gözlenmesi güçtür, ancak değişik renkteki ışık kaynaklarını bir duvar üzerine yansıtarak veya bilgisayar monitörlerinde olduğu gibi aynı noktadan değişik frekansta ayrı ışıklar yayarak gözlemlenebilir. Çıkarımsal sistemler ise ışık frekanslarının aynı anda toplanarak değil, birbirlerini engellemesi, filtre ettiği olaylarda gözlemlenir. Boya veya mürekkepleri karıştırmak için kullanılır.

Ayrıca ufak bir programla istediğiniz renlerin kodunu alabilirsiniz. Here is a nice color picker called AdesClrPicker. AdesBlog.com un katkıları ile.

(more…

Tem
22nd

Bilişimde Özenli Türkçe

Bilişimci olarak hepimizin yazı ve konuşma dilimize daha fazla özen göstermemizin zamanıdır diye düşünüyorum. İsterseniz, hepimizin bildiği özen gösterilmemiş kullanımlardan örneklerle başlayalım: Hâlâ dizüstü bilgisayar yerine laptop kompüter veya daha kötüsü, kompütür sözcüğünü kullananlar var. Oysa terim konusunda yerimizde saymak istenmiyorsa, Sn. Aydın Köksal’ın dilimize kazandırdığı bilgisayar sözcüğü tartışmasız kullanılmalı. Donanım ve yazılım sözcükleri varken, konuşmasında ya da yazısında hardware ve software’i kullananlara ne demeli? İstemci/sunucu terimi varken niçin client/server kullanılsın? Katı disk yerine hard disk terimini kullanmak kavramı daha belirgin yapmıyor. Uzun süre fare diyemedik; mouse’u kullandık. Fuzzy logic bulanık mantıktan başka bir anlam taşımıyor. Etkileşimli sözcüğü varken interaktif (İng. interactive) sözcüğünün kullanılmasını kabullenmek çok güç. E-posta hâlâ e-mail’in yerine geçemedi.

Türkçenin, yanlış kullanılarak, kirlenmesine örnekler Hepçilingirler (1997) tarafından belgelenmiş durumda. Örnekler listesini daha uzatmadan, bu kısa olması gereken yazıda, sadece bazı kavramları vurgulayalım: (more…

Haz
16th

Renklerin Dili Ve Anatomisi

KAHVERENGİ
 
Kansas Üniversitesi Sanat Müzesi’nde bir araştırma için halının altını elektronik bir sistemle donatmışlar, duvar rengini beyaz ve kahverengi olarak değişebilir yapmışlar. Arka fon beyaz kullanıldığında, insanlar müzede yavaş hareket etmiş, daha uzun süre kalıp, daha fazla alanda dolaşmışlar. Arka fon kahverengiye döndüğünde ise, insanlar müzede çok daha hızlı hareket edip, daha az alan  dolaşmış ve müzeyi çok daha kısa sürede terk etmişler. O yüzden dikkat ederseniz dünyadaki fast-food restaurantlarının hepsinin sandalyeleri ve masaları kahverengi, duvar boyaları ise kahverengi-şampanya-pembe karışımıdır. Hiçbir fast-foodcunun duvarını beyaz göremezsiniz. Burger King, Kentucky Fried Chicken ve benzer fast-foodlar yıllardır bilinçli olarak tüm duvarlarını baştan aşağıya kahverengi ağaç kaplama yaparlar.
Büronuzda kahverengi mobilyalar kullanmayın! Kahverengi aynı zamanda teklifsiz, rahat bir renk olarak kabul edilir. Karşınızdakinin kendini resmiyetten uzak, daha rahat hissetmesini ve açılmasını sağlar. Tüm ünlüleri rahatlıkla konuşturmasıyla tanınan ünlü televizyoncu Larry King’i programında her seferinde kahverengi kravatlar ve ceketlerle görürsünüz. Rivayetlere göre 40′lı yıllardan bu yana Avustralya’da kahverengi üç parça takım elbise üretilmediği söylenir. Batılılar, ‘You blend in people’ diyorlar. Kahverengi toprak rengidir ve diğer insanlar arasında kaybolur gidersiniz. İş görüşmelerinizde, profesyonel toplantılarda sakın kahverengi giymeyin. (more…