FONKSİYONLAR (İŞLEVLER)

Ocak 16th, 2008 Gönderen : admin

Amaçlar:

-Fonksiyon Sınıflamasını Tanımak.

-Fonksiyonları Kullanmak.

-Fonksiyon Sihirbazını Kullanmak.

I. FONKSİYONLAR NE İŞE YARAR?
Daha önceki haftalarda da Microsoft Excel’in bir hesaplama aracı olduğunu belirtmiştik. Bu anlamda hesaplama için çok sayıda işlem yapılır; bunlar bir ortalama işlemi ya da bileşik faiz hesabı olabilir. İşte Excel’in bu yetenekleri Worksheet fonksiyonları (işlev) olarak adlandırılan çok sayıda hazır fonksiyon tarafından yapılır. SUM, AVERAGE (TOPLA, ORTALAMA) gibi bildiğimiz fonksiyonları örnek gösterebiliriz.

Microsoft Excel’deki yerleşik fonksiyonlar, standart çalışma sayfası ve makro sayfası hesaplamalarını yapar. Fonksiyonları, çalışma sayfanızdaki formüllere girerek kullanabilirsiniz. Bir formül, bir eşit işareti (=) ile başlar ve bir değerler ve işleçler karışımı ile devam eder. Formülün en başında bir fonksiyon görünüyorsa, herhangi bir formülde olduğu gibi, onu bir eşit işareti ile başlatmalısınız. Devamını Oku »

Küresel ısınmaya yol açan sebepler nelerdir?

Aralık 19th, 2007 Gönderen : admin

Küresel Isınma nedir? Küresel ısınmaya yol açan sebepler nelerdir?

 Küresel ısınma, atmosferde ve okyanuslarda yaşanan ısı artışı ve bunun yol açtığı iklim değişikliklerinin tümü anlamına gelmektedir. Dünya’nın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yüzyılda 0.6 (± 0.2)°C artmıştır. İklim değişimi üzerindeki yaygın bilimsel görüş, “son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde farkedilebilir etkiler oluşturduğu” yönündedir.

Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu düşünülmektedir. Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, güneşten gelen radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri sürülmektedir.

Dünyanın yüzeyindeki ortalama ısının artması, buharlaşmanın artmasına yol açacaktır. Bu ise atmosferde daha fazla su buharı, yani bulut oluşmasına yol açar. Bulutlar, güneşten gelen radyasyonun bir bölümünü dış uzaya yansıtırken bir bölümünü soğurarak ısınırlar, bir bölümünü de yeryüzüne geçirirler. Litosfer ve hidrosfere ulaşan bu radyasyonun da bir bölümü soğurularak ısınmaya yol açarken bir bölümü dış uzaya yansır. Dış uzaya yansıyan radyasyon yeniden bulut kütlesi ile karşılaştığında, aynı olaylar yaşanır, yansıtılır, soğurulur, dış uzaya kaçar.

Bu mekanizma, su buharı dışındaki sera gazlarının atmosferde artması sonucu bulutların sera etkisini artırmakta, küresel ısınmaya yeni bir katkıya yol açmaktadır.

En tehlikeli durum ise, ısınmanın artık geri dönüşü olmayan bir noktaya yaklaşılması konusunda. Hiçbir önlem alınmazsa bu yüzyıl sonunda küresel sıcaklığın ortalama 2 derece artacağı tahmin ediliyor.

2007’nin de dünya genelinde kayıtların tutulmaya başlandığı son 150 yıllık dönem içinde en sıcak yıl olabileceği öngörüsü var.
Devamını Oku »

Biyolojik Ortam Uyum Sağlıyor

Aralık 8th, 2007 Gönderen : admin

Bitkiler alemi atmosferdeki sıcaklık değişimine daha önce tepki verdi. Ilıman beölgelerdeki bitki ve ağaçlar daha hızlı, daha iyi büyüyor ve 20. yüzyıl başına göre daha erken ürüyorlar. Güneydeki türler, sürekli olarak kuzeye yerleşiyorlar, alçaklarda yaşayanlar daha yukarılara doğru genişliyorlar. Küçük buzul çağından sonra ekoloji genel olarak yeniden düzenlenirken havadaki artan nemden faydalandı.

“Kuzey Yarımkürede ağaçlar daha hızlı büyüyor ve daha erken ürüyorlar. Güneydeki türler kuzeye doğru çıkıyorlar. Dağlarda ağaçlar teorik olarak yaşamalarına uygun olmayan yüksek bölgelerde yaşamaya başladılar.”

Daha büyük, daha verimli ağaç ve bitkiler
20. yüzyılın başından beri orta enlemlerde, özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’daki ağaçlar daha hızlı büyüyor ve daha yükseğe çıkıyorlar. Orta Fransa’daki meşeler 1900’dekinden 10 metre kadar daha yüksek. Diğer birçok tür gibi daha erken tomurcuklanıyor, yapraklarını daha geç kaybediyorlar. Bu durumda büyüme sürelerini on güne kadar uzattı. Otuz yıl öncesine göre gözle görülür bir şekilde daha verimli olan yapraklar ve reçineler, hayvan türleri gibi kuzeye doğru bir göç hareketine başladı. Bu tespit çiçekli bitkiler içinde geçerli. Bu yer değiştirmeler yerli türlerin zararına oluyor, zira rekabetten korunabilenler az sayıda. Bu nedenle bitkibilimciler son otuz yılda, Avrupa’nın kuzey iklim bölgelerindeki tür sayılarında sürekli bir azalma gözleniyor. Devamını Oku »

Küresel Isınmaya Hayır

Aralık 8th, 2007 Gönderen : admin

İklim eylemcileri Lesley Butler ve Rob Bell Norveç kutup kenti Longyearbyen’de donmuş bir fiyortun kenarında güneşleniyorlar. Eylemciler küresel ısınmanın Kutup bölgesinde ciddi anlamda erimelere yol açacağını bunun da deniz suyu sıcaklığını yüzülecek ve güneşlenilebilecek kadar ısıtabileceğine dikkat çekiyorlar.

Yapabileceğimiz 10 basit katkı
Küresel ısınmayı durdurmak için siz de birşeyler yapabilirsiniz. İşte, karbondioksit salınımını azaltmak için gerçekleştirebileceğiniz 10 basit katkı ve bunları yaptığınızda ne kadar karbondioksit tasarrufu sağlayabileceğinizin hesabı…

1- Ampulünüzü değiştirin: Standart akkor ampulünüzü tasarruf ampulü ile değiştirin, yılda 75 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayın.
2- Daha az araba kullanın: Her zamankinden daha sık yürüyün, bisiklet kullanın ve toplu taşıma araçlarından daha çok faydalanmaya özen gösterin. Araba kullanmadığınız her iki kilometre için 0.75 kg. karbondioksit tasarruf edeceksiniz.
3- Geri dönüşüme katkıda bulunun: Evinizden çıkan çöplerin sadece yarısını geri dönüştürerek yılda bin 200 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.
4- Lastiklerinizi kontrol edin: Düzgün şişirilmiş lastiklerle litre başına aldığınız yol yüzde 3 oranında artacaktır. Her 4 litre benzin tasarrufu, 10 kilo karbondioksiti atmosferimizden uzak tutar.
5- Daha az sıcak su kullanın: Suyu ısıtmak için çok fazla enerji gerekmektedir. Daha az su tüketen bir duş başlığı ile 175 kg., giysilerinizi soğuk ya da ılık suda yıkayarak da 250 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.
6- Ambalajları fazla olan ürünlerden kaçının: Çöpünüzü yüzde 10 oranında azaltarak 600 kg. karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz.
7- Su ısıtıcınızı ayarlayın: Isıtıcınızı kışın iki derece aşağı, yazın iki derece yukarı ayarlayın. Bu basit ayarlamayla yılda bin kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.
8- Bir ağaç dikin: Bir ağaç ömrü boyunca bir ton karbondioksit emer.
9- Çözümün parçası olun.
10- Herkese anlatın: Küresel ısınmayla ilgili bildiklerinizi çevrenize anlatın.

NTFS Ve FAT Dosya Sistemleri Hakkında Açıklamalar

Aralık 7th, 2007 Gönderen : admin

Dosya sistemleri bilgisayarların saklama ortamlarını kullanmamızı sağlar.windows ile kullanılan temelde 2 ayrı dosya sistemi mevcut.FAT dosya sisteminden başlayalım..

FAT(file allocation table) dediğim gibi bir dosyalama sistemidir.windowsun eski sürümlerinden itibaren FAT16 kullanılmaktaydı fakat win98 le beraber FAT32 dediğimiz dosya sisteminini geliştirdiler.

fat32 sadece fat16 nın biraz gelişmiş hali.aynı temel üzerine kurulmuşlar.FAT32 de cluster alanları küçültülmüş ve daha bütük bir partition büyüklüğü sağlanmıştır.
cluster demişken tanım yapayım

cluster sabit disk üzerinde parçalara ayrılmış küçük alanların herbiridir.

bir dosyayı yada programı disk üzerine kaydetmek demek,verilerin bu cluster dediğimiz küçük alanlara yazılmasıyla gerçekleşir.daha küçük cluster alanı HDD alanının daha ekonomik kullanılması demektir.

hernekadar günümüzde bu forumda FAT16 kullanan arkadaşımız olmasada fat32 nin 16 ya göre bazı avantajlarını yazalım.

-2tb büyüklüğe kadar sabit disk alanı destekler.
-sistemin kötü kapatıldığını otomatik belirler ve açılışta scandisk otomatik devreye girer
-veri koruma yöntemleri daha gelişmiştir
-daha küçük cluster alanı ile(4 kb) harddiskinizi daha verimli kullanmanızı sağlar.

FAT16 istenildiği zaman fat32 ye çevrilebilir.yani convert edilebilir.bunu pattition magic gibi 3. parti programlarla yapabileceğiniz gibi windowsunda convert aracı mevcuttur. Devamını Oku »

Keywords

Aralık 1st, 2007 Gönderen : admin

Keywords sitenizin içeriğini hakkında arama motorlarına ve dolayısı ile hedef ziyaretçi kitlesine fikir veren kelimelerdir.

Doğru Keywords Nasıl Seçilir?

Doğru keywords seçmenin en kolay ve sağlam yolu bununla ilgili hizmet veren sitelerden kelime yoğunluğunuzu ölçtürmenizdir.Keywords Lütfen bu konu ile analiz yapmaktan çekinmeyin yani kendi hislerinize güvenerek keywords seçimi yaparsanız yanılgıya düşersiniz. Örnek olarak kitaplar ile ilgili bir site hazırlamıştım. Bu sitede sadece kitap özetleri bulunuyordu. Kitap özetlerinden başka bir şey bulunmayan bu siteme kitap, özet ve benzeri bir çok keywords seçtim fakat sonuç hüsrandı.

En sonunda keywordslerin analizlerini yaptım ve büyük bir şok yaşadım. Sitede kullanılan kelimeler arasında kitap ve özet çok aşağı sıralarda yer alıyordu. Evet problem belirlendiğine göre çözümü kolaydı. Hemen gerekli sayfalara o sayfalarda en çok kullanılan kelimeleri yerleştirdim ve tekrar analiz ettirdiğimde bu sefer gerçekten de sonuç olumluydu. Kiminiz neden doğru keywords seçimi bu kadar önemli diyeceksiniz.

Yine günlük hayata dönelim. Televizyonda reklamları izliyorsunuz. Muhteşem bir kitap mağazası açılmış ve büyük indirim var. Siz ertesi gün vakit kaybetmeden mağazanın yolunu tutuyorsunuz ve bir bakıyorsunuz ki karşınızda bir manav hem de öyle kocaman da değil! Evet çok absürt bir örnek oldu yalnız inanın bana internette daha saçmalarına bile rastlamak mümkün. Hal böyle olunca arama motorları da buna önlem amaçlı içerikle uyuşmayan keywordsleri kullanan siteleri pek sevmiyor ve yükselmesine pek de olanak tanımıyor.

Yani sizin keywordsde yumurta yazıyorsa arama motorları sitenize uğradığında orada yumurta görmek isterler. Eğer bulamazlarsa hayal kırıklığı yaşarlar ve inanın size de yaşatırlar. Bu noktada tedbirli olmalıyız. İçeriğinizi yazarken ağırlık oluşturan gereksiz kelimelerden kaçının ve sitenizi ne üzerine inşa etmek istiyorsanız ziyaretçiyi çok rahatsız etmeyecek şekilde ilgili kelimeleri daha fazla kullanmaya özen gösteriniz.

Kaynak : Keywords

Pagerank Matematiği

Kasım 24th, 2007 Gönderen : admin

Pagerankın ilk çıkış mantığı şu cümle ile özetlene bilir “insanların link verdigi site kötü site olamaz.insanlar bir siteye link veriyorsa, bu site iyi bir site olmalı…”
işte google bu sihirli cümleden yola çıkarak kuruldu, gelişti, gelişmeye devam etmektedir.Google’ un ilk yıllarında çogu kişi, pagerankın gücünün farkında degildi ve pek önemsemedi.Rakip arama motorları yahoo, msn ve altavista sanal dünyadaki milyarlarca sayfanın birbiri ile etkileşimine dayanan pagerank degerinin hesaplanmasının imkansıza yakın oldugunu ve sistem kaynaklarının boşuna bir ugraş içinde olacağı görüşünde birleşiyorlardı.Ancak yapılan deneyler sonucunda fark edildi ki gerçektende pagerank önemli bir etken idi.Bu yazımızda pagerankın matematiksel modellemesi üzerinde durulacaktır.
Pagerankın Google tarafından açıklanan formülü aşağıdadır:
PR(A) = (1-d) + d (PR(T1)/C(T1) + … + PR(Tn)/C(Tn))

formüldeki degişkenler şunlardır:

PR(A)= A sitesine ait pagerank degeri
d = “damped down” faktörü denilen özel bir katsayı ve 0.85 kabul edilmekte.
PR(Tn) = A sitesine link veren herhangi bir sitenin pagerank degeri.
C(Tn) = A sitene link veren herhangi bir sitedeki link sayısı.

Google yaptıgı açıklamalarda şunu belirtmiştir ki, sanal evrendeki tüm sitelerin gerçek pagerank degerleri toplamı 1 sayısına eşit oldugu kabul edilmiştir.Bizde bu yaklaşımla yola çıkarak degişik linkleşme şemalarının pagerank degerine katkılarını inceleyecegiz.İlk örnegimizde linkleşmenin en basit hali olan karşılıklı link degişiminin etkilerini görelim.Yapacağımız tüm örneklerde her sitenin pagerank degeri ilk başta 1 kabul edilmiştir.

Pagerank örnek 1

d

= 0.85

PR(A)

= (1 – d) + d(PR(B)/1)

PR(B)

= (1 – d) + d(PR(A)/1)

Degerleri yerine koyarsak :
PR(A) yani A sitesine ait pagerank degeri 1 kabul edildi.
d= 0.85 katsayı degerinde oldugunu google bize söylüyor.
PR(B) yani B sitesine ait pagerank degeri 1 kabul edildi.
C(Tn) =1 A sitesinden ve B sitesinden dış dünyaya verilen link sayısı 1 oldugundan 1 alınırsa

Devamını Oku »

Öğretmenler Günü

Kasım 24th, 2007 Gönderen : admin

Öğretmen; öğretme işini görev edinen kişiye denir. Öğretmenlik bir meslektir. Kişinin öğretmen olabilmesi için öğretmen yetiştiren bir okulu bitirmesi gerekir. İlkokullarda öğretmen Sınıf Öğretmenidir. Sınıfın bütün derslerini aynı öğretmen okutur. Ortaokul ve Liselerde ders öğretmenliği vardır. Meslek okullarında dersler özel şekilde yetiştirilmiş meslek öğretmenleri tarafından işlenir.

Eskiden öğretmene “Muallim”, öğretmen yetiştiren okula da “Muallim Mektebi” denirdi. Ülkemizde öğretmen okulu ilk kez 16 Mart 1848′de açıldı.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde eğitime ve öğretime önem verilmiyordu. Az sayıda okul vardı cumhuriyetin ilanıyla birlikte yurdumuzun her yanına yeni yeni okullar açıldı. Okul çağında olanlar bu okullarda okumaya başladı.

Atatürk, eğitimin, öğretimin yayılmasından, yaygınlaşmasından yanaydı. 1928 yılında Arap harflerinin kaldırılıp yerine bugün kullanmakta olduğumuz Türk harflerinin kabulü tüm yurtta sevinç yarattı. Halkın yeni harfleri kısa sürede öğrenip daha çok yurttaşın okur - yazar olmasını sağlamak amacıyla yoğun bir çalışma başladı. Okuma - yazmayı yaygınlaştırmak için okul çağı dışındaki yurttaşlara okuma - yazma öğreten okullar açıldı. Bunlara Millet Mektepleri adı verildi.

Devamını Oku »

Tenkit Psikolojisi

Ağustos 25th, 2007 Gönderen : admin

Tenkit Psikolojisi

Her şeyi tenkit eden bir adam bir tabloyu da tenkit etmiş. Yanındaki: ‘Sen hiç bu kadar güzel bir eser meydana getirdin mi?’ deyince, adam: “Arkadaşım ben yumurtlamayı bilmem; ama bir yumurtanın sağlam veya çürük olduğunu pek âlâ anlarım.” diye cevap vermiş.1
Birilerinin tenkit ettiğini, birilerinin de tenkit edildiğini sık sık görürüz. Acaba insanlar niçin tenkit eder? Tenkit etmenin arkasındaki psikolojiler nelerdir? Tenkidin faydaları var mıdır? Müspet tenkit nasıl yapılır? Tenkidin insan psikolojisine tesirleri nelerdir?
Tenkit; sözlü, yazılı veya fiilî olabilir. Lûgat mânâsıyla tenkit; herhangi bir insan, eser veya konunun, doğru-yanlış, eksik-fazla, güzel-çirkin yanlarını bulup gösterme işidir. Tenkidin ahlâkî zâviyeden iyi veya kötü olarak vasıflandırılması; kime, ne zaman, nerede, hangi dozda, hangi maksatla ve ne niyetle yapıldığına bağlıdır. Bu açıdan bakılınca tenkit, müspet tenkit (yapıcı olan, fayda sağlayan) veya menfi tenkit (yıkıcı ve zarar veren) olarak ikiye ayrılır. Tenkidin tesiri de yukarıda zikredilen hususiyetlere bağlı olarak farklılıklar gösterebilir.
Devamını Oku »

NLP ile Yaşamak

Ağustos 25th, 2007 Gönderen : admin

Her insanın farklı düsünce ve davranış biçimleri, vardır. Nlp sayesinde dostlarımızı, ailemizi çevremizdekileri daha iyi anlarız.

Dış dünyadan edindiğimiz deneyimler, beş duyumuzla bir süzgeçten geçirilir ve bu içsel duygular sayesinde de hedeflerimizin şekillenmesine yansıtılır.

Anlama yeteneğimiz ile bilincimizin kapsamı içinde olan bütün algılar, beynimize sinir uçları aracılığı ile ulaşır. Dil ise, gerek düşüncelerimizi denetlemede, gerekse diğer insanlarla iletişimimizde çok önemli bir rol oynamaktadır. Beynimiz, bunların sonucu olarak kişisel tavırlarımızı bir bilgisayar gibi programlayarak hayata geçirir. Her insan, anlama, düşünme, yorumlama ve davranma yeteneği ile mükemmel olma ve gerçekleştirmek istedikleri hedeflerine ulaşma yönünde çaba sarfeder.

Kişisel mükemmelliği yakalamanın bilimi ve sanatı olarak adlandırılan NLP kavramının temeli, bireyin bazı sağduyu ilkelerinin yanı sıra, “iyi yaptığım bir şeyi nasıl yapıyorum?” “onu nasıl daha iyi yapabilirim?” “başkalarında hayranlık duyduğum becerileri nasıl kazanabilirim?” gibi soruları cevaplandırabilmesine dayanmaktadır.

NLP, gözlenebilir ve gözlenemeyen davranışlarla sınırlıdır. Görülebilir davranışlarımızın yanı sıra düşünce biçimimizi, yani tüm deneyim ve eylemlerimizi kontrol eden zihinsel süreçleri de içerir. İnsanın motivasyonunun tüm yapısıyla ilgilenerek, bir davranışla sonuçlanan düşünce süreçlerini, duygularını ve inançları şekillendirmeye çalışır. Özellikle de başkalarıyla olduğu kadar, kendimizle kurduğumuz iletişimle ilgilidir.
Devamını Oku »


SEO Tools Top Blogs Marketing / SEO blogs Best blogs ranking