Sosyal Medyanın Markalar Üzerindeki Etkileri

Günümüzün yeni pazarlama yöntemleri ve müşteri profili çıkarım mecrası olan SMO‘ya (Sosyal Medya Optimizasyonu) hoşgeldiniz. Amerikan bir araştırma şirketi olan Harris, tüketicilerin sosyal medya üzerinden ürün, şirket, markalarla ilgili paylaşımları konulu bir anket yapmış ve ilginç sonuçlara ulaşmışlar. Ankete katılan 2000 kişiyle, katılımcıların %34′ü bir ürün, şirket ya da marka hakkındaki tatmin ya da memnuniyetsizliğini sosyal medya üzerinden paylaşıyor, %43′ü hayatları, %36′sı yapmakta oldukları şeyler ve %31′i gittikleri yerler ile ilgili status güncelleme alışkanlığına sahip. Tabi bu rakamlar Amerika’da yaşayanlar için geçerli. Avrupa’da ve özellikle Türkiye’de bu rakamlar biraz farklı değerleri işaret edecektir. Ankete katılanların %23′ü ürün, marka veya şirketler ile ilgili beğenilerini, %26′sı ise şikayetlerini dile getirmek için sosyal medyayı kullanıyor. Araştırma çerçevesinde sosyal medya üzerinden şirket/marka/ürün ile ilgili paylaşımda bulunanların %38′i bunu diğer tüketicileri etkilemek amacıyla yaptıklarını (18-34 yaş arasındakiler için bu oran %45′in üzerine çıkıyormuş) %46′sı ise sosyal medya üzerinden şikayette bulunurken acımasız olmaktan çekinmeyeceklerini belirtmişler. Bu da bize gösteriyor ki kurumsal firmaların sosyal medyayı etkin bir biçimde kullanmaları gerekiyor.

Bir başka araştırma şirketi olan Morpace ise Facebook’un perakendeciler üzerindeki etkisini araştırmış. Varılan sonuçlara göre, kullanıcıların %41′i “sevdikleri ürünü veya markayı arkadaşlarına göstermek” için Facebook üzerinden ürün/marka sayfalarına üye oluyor, %36′sı Facebook’u ürün araştıması yapmak için iyi bir araç olarak görüyor. Katılımcıların %68′inin arkadaş listesindeki biri tarafından yapılan pozitif bir yorumun satın alma kararlarını dierk olarak etkilediğini kabul ediyor, “Diğer hangi sebeplerle Facebook’a üye oldunuz sorusuna” %23′ü beğendikleri şirket, kuruluş ve grupları takip etmek için, %10′u ise ürün tavsiyelerini araştırmak için yanıtını veriyor.

Kurumunuzun halen asosyal davranmasına izin mi vericeksiniz ? :)

Google Caffein Güncellemesi

Blog siteme uzun zamandır yazmıyordum. Bunun nedenlerinden birincisi, iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması sitemle ilgileniyor olmam :) Fakat geçen zaman içerisinde olanlar hakkında konuşmak gerekirse, en önemli konu 8 Haziran tarihinde gerçekleştirilen google caffein güncellemesi. Bu güncellemeyle birlikte Google artık gerçek zamanlı arama sonuçları görüntülemeye bir adım daha yaklaşmış oldu! Olaya semantik arama açısından baktığımızda ise artık daha mantıklı sonuçlar görüntüleneceğine inanıyorum.

Google Caffeine

Eski Google indexleme sistemi katman olarak çalışıyordu. Bir katmanın yenilenmesi için öncelikle google botların tüm webi dolaşıp edindikleri bilgileri analiz etmek üzere veri tabanına taşımaları gerekiyordu. Analiz edilerek katmanlar şeklinde veritabanına indexlenen verilerle veritabanı yenileniyor ve sonuçlandırma işlemi gerçekleştiriliyordu. Fakat bu durum indexlenme ve verileri kullanıma hazır etme; takibinde sonuçları sunma aşamasını oldukça uzatıyordu. Bu sebeple çok üzün süre indexlenmeyi bekleyen içeriklerde oluyordu. Fakat Caffeine sistemi indexlenme işine büyük bir yenilik getiriyor. Google Caffeine’in her saniye yüzbinlerce işlemi paralel olarak yapacağını söylüyor.

Elbette zeki webmasterlarımız boş durmuyor ve caffein güncellemesi sonrası izledikleri politikaları değiştiriyor. Bunlardan ağırlıklı olarak wordpress kullanıcıları; spin eklentileri, eski konuları random olarak gündeme getiren, sitemap içerisinde last-modified bilgilerini değiştiren eklentiler ve hatta içeriklere random olarak getirdikleri imaj eklentileri kurmaya başladılar. Bu olayın bir benzeri, etiket kullanma muhabbetinin güncel olduğu döneme benziyor. Çoğu web yöneticisi etiketleme mantığını amacı dışında kullanmış ve hitlerini artırmaya başarmıştı. Fakat sonrasından bu web sitelerinin çoğu bir bir filtreye düştü ve domainler çöplüğe çevirildi. Uzun vadede yine bu spin ve modified bilgilerinin değiştirilmesinin bir yarar sağlamayacağını düşünüyorum. İnsanlığa yararlı bilgiler sunan, interaktif kullanım sağlayan siteler, abartılacak kadar olmasada (hergün) sitesini güncel tutmayı başaran siteler ayakta kalacaktır. Aynı zamanda forum  kullanım kültürünün canlanabileceğini düşünüyorum. Konu odaklı olan ve konuyla ilgilenen üyeleri çekmeyi başaran siteler, caffein güncellemesi ile birlikte hitlerini artırabileceklerini düşünüyorum.

Aynı zamanda SMO çalışmaları yapmak ise +1 puan sağlamaya devam edecek gibi gözüküyor. Bu bağlamda twitter, facebook, digg ve linkedin gibi servisler kullanılabilir. Bu süreç içerisinde blog siteme yazamamın diğer bir nedeni ise, bundan yaklaşık 3 yıl kadar önce linkler kelimesi için yaptığım fakat 1 yıl önce ilgisizlik ve kırık linklerin artmasından dolayı filtreye giren sitemi kurtarma çalışmalarımdı. Bu çalışmalar kapsamında CSS tabanlı yeni bir tasarım yaptım. Sitede bulunan tüm linkleri kontrol edip kırık linkleri ayıkladım. Henüz dün yayınladığım site için bir de “yeniden değerlendirme” talebinde bulundum. Yeni tasarım ile birlikte tüm adres yapılarını değiştirdim. Eski kategori linklerini 301 http statusu ile yenilerine taşıdım. Tüm yeni adresler indekslendikten sonra eski adresler google indexinde kalmaya devam ederse yönlendirmeleri iptal edip, remove url aracı ile silecem. Bakalım filtreden çıkmak ne zamana nasip olacak :)

Sonunda 1inci Sırayı Gördük

Şuanda çalıştığım firmanın SEO, SMO ve web içerik yönetimiyle ilgilenmekteyim. Şirketin geçmişinde hedeflediği kelimede 1inci sırayı görmemesi ve bir süre önce 2inci sırayı görmüş olup geri düşmesi, işe girerken benim için biraz avantaj oluşturuyordu. Şirketin bana verdiği ana kelimede 1inci ayın sonunda 4üncü sıradan 2inci sıraya yükselmeyi başarmıştım. 2inci dereceden ana kelimede de 17inci sıradan 8inci sıraya gelmiştik. SEO işlemleri bir süreçtir ve sonuçlar algoritma güncellemeleri sonucu değişkenlik gösterebiliyor. Bu süreç içerisinde kurduğunuz plandan çok fazla sapmadan an itibari ile sıralama ne olursa olsun planınızdan çıkmamanız gerekli.

27.05.2010 yani dün ana kelimemizde 1inci sıraya yükseldik. Şirket tarihinde görülmemiş :p (abartı modu) bu başarı sonucu hemen patronun yanına çıktım ve çikolatalı pasta istedim. (fırsatları değerlendiren insan modeli :p) Patron hem telefonundan, hem de bilgisayarı üzerinden sıralamayı kontrol ettikten sonra tebrik etti ve elimi sıktı :p Tabii bu pasta isteme olayını geçiştirecek bir eylem olma ihtimali vardı ve aynı cümleyi tekrar kurdum :D “Ben çikolatalı pasta istiyom” :d

“Tamam tamam, alacam” cevabından sonra 2 alt kattaki bölümümüze inip analiz ve alt kelimelerin kontrollerini yaptım. Gerçi hoş, muhtemelen ana kelimemizde tekrar 2inci sıraya düşme olasılığımız yüksek çünkü dalgalanmalar yoğun bir şekilde devam ediyor. Bu esnada sıralama bir çok kez değişecektir. Fakat düşsek bile tekrar çıkacağımıza yüksek ihtimal veriyorum. Çıkmasa bile biz zaten çoktan pastayı yedik :p :)

Arama
Beni Yukarı Çıkar