Seo yarışmasında son 29 gün kala büyük oyunumuza devam ediyoruz. Hamlelerimiz ve aldığımız riskler büyük tamam mı? devam mı? hamlelerine dönüşen ve büyük titizlikle davrandığım sitem şuan www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması kelimesinde 5inci sırada yer almakta.
Rakiplerimizin backlink miktarı bizim www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması sitemizden yaklaşık olarak 2 ile 4 kat kadar fazla. Fakat bu duruma aldırış etmeden savaşa devam ediyorum. Gün içerisinde seo yarışması sitemize ait seo yarışması klasörümüzde yer alan tüm dosyaları tekrar elden geçirip yayına soktum. Sitemize bir miktar daha backlink edindirdim ve imperia online oynadım. Ayrıca can sıkıntısından olsa gerek bugün yaklaşık olarak 2 saat kadar bilgisayarda klip izleyip durduk. Az önce ise “Babel” filmini izledik. Şuan gece yarısı 03:20. Sitemi güncelleyip uyuyacağım. www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması sitemize ait verileri tuttuğum bir istatistik tablosu yapıyorum. Böylelikle ilerideki seo çalışmalarımda bu veriler bana yardımcı olabilecek. Neyse bugünkü yazımı ufak bir bilgiyle kapatıyorum. Herkese www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması sitemizden iyi geceler dilerim.
Türkiye, nükleer enerjiden önce hidroelektrik, jeotermal, rüzgar, biokütle, deniz kökenli yenilenebilir enerji, hidrojen enerjisi gibi enerji kaynaklarını değerlendirmeyi öncelik olarak ele almalıdır.
Elektrik enerjisi üretiminde nükleer santrallerin ticari amaçla gündeme gelmesi ilk defa 1964 yılında üçüncü Cenevre konferansı ile başlamış 1973 yılındaki petrol krizi nedeni ile nükleer santrallere olağanüstü bir yönelme olmuştur.
Ancak gelişmiş ülkelerdeki ekonomik durgunluk ve uygulamaya konulan tasarruf önlemleri ile elektrik enerjisine olan talep önemli ölçüde azaltılmıştır.
1980′li yılların hemen başında sadece doğu bloğuna ait ülkeler dışında tüm dünyada nükleer santral siparişleri hemen hemen durma noktasına gelmiştir. 1986 yılında yaşanan Çernobil faciası ile anti nükleer hareketler de artmıştır.
Bugün 32 ülkede 442nükleer güç santrali üretim yapmakta ve kurulu olan nükleer güç 330.000 mwe civarındadır. Toplam üretimin yaklaşık %80′lik kısmı OECED ülkelerinde yoğunlaşmıştır.
Mevcutlara ilave olarak 14 ülkede 36 adet santral yapımı devam etmektedir.
Dünyada toplam elektrik enerjisi üretiminden nükleer enerjinin aldığı pay % 18 dir. Nükleer santraller bu üretimi yaparken her yıl 12 bin ton nükleer atık üretiyor. Bu atıkların tam olarak nerede depolanacakları ise tam bir muamma halindedir.
Başta Avrupalı ülkeler olmak üzere hiçbir ülke kendi topraklarında nükleer atık depolamak istemiyor. Bunun nedeni nükleer atıkların etrafa yaydıkları radyasyonun çok ölümcül olması ve bir felaketin yaşanmaması için atıkların uzun yıllar büyük bir dikkatle saklanmasının gerekmesidir.
Türkiye gibi henüz kimyasal atık sorununu çözememiş bir ülkenin nükleer atık problemini nasıl çözeceği esas merak konusudur.
Nükleer santrallerin Ülkelere göre dağılımına baktığımızda en yüksek pay 57 nükleer santral ile Fransa’ya aittir .Fransa elektrik üretiminin %77’sini bu yolla sağlamaktadır. ABD % 21′ini İngiltere % 26’sını bu yolla sağlamaktadır.
Nükleer santrallerin ortalama 30 - 40 yıllık ömürleri vardır.1960 yılında kurulan nükleer santrallerin 2000-2010 yıllarında sökülmesi planlanmıştır.
İsveç’te 1980 yılında yapılan referandum ile ülkedeki tüm nükleer santrallerin 2010 yılında devreden çıkartılmasına karar verilmiştir. İtalya ve Avusturya yapılan referandumlarla nükleer santral programlarını askıya almıştır.





































