Bilişimde Özenli Türkçe
BiliÅŸimci olarak hepimizin yazı ve konuÅŸma dilimize daha fazla özen göstermemizin zamanıdır diye düşünüyorum. İsterseniz, hepimizin bildiÄŸi özen gösterilmemiÅŸ kullanımlardan örneklerle baÅŸlayalım: Hâlâ dizüstü bilgisayar yerine laptop kompüter veya daha kötüsü, kompütür sözcüğünü kullananlar var. Oysa terim konusunda yerimizde saymak istenmiyorsa, Sn. Aydın Köksal’ın dilimize kazandırdığı bilgisayar sözcüğü tartışmasız kullanılmalı. Donanım ve yazılım sözcükleri varken, konuÅŸmasında ya da yazısında hardware ve software’i kullananlara ne demeli? İstemci/sunucu terimi varken niçin client/server kullanılsın? Katı disk yerine hard disk terimini kullanmak kavramı daha belirgin yapmıyor. Uzun süre fare diyemedik; mouse’u kullandık. Fuzzy logic bulanık mantıktan baÅŸka bir anlam taşımıyor. EtkileÅŸimli sözcüğü varken interaktif (İng. interactive) sözcüğünün kullanılmasını kabullenmek çok güç. E-posta hâlâ e-mail’in yerine geçemedi.
Türkçenin, yanlış kullanılarak, kirlenmesine örnekler Hepçilingirler (1997) tarafından belgelenmiş durumda. Örnekler listesini daha uzatmadan, bu kısa olması gereken yazıda, sadece bazı kavramları vurgulayalım:
- Türkçe, bazılarımızın sandığının aksine, kudretli bir dildir. Örneğin, Sayısal Olmak adlı kitabında, Negroponte (1995, sf. 145) konuşma bireşimi (sentezi) yapanlar için Türkçenin İngilizceye üstünlüğünü vurgular.
- Dilimizin sözcük hazinesinin kısıtlı olduğunu çeşitli kaynaklardan okur ya da duyarız. Oysa, 12 ciltlik Derleme Sözlüğü (TDK, 1963a) ya da 8 ciltlik Tarama Sözlüğünün (TDK, 1963b) içindeki sözcüklerin ne kadarını biliyoruz? Bilmediğimizi veya çevremizdekilerin kullan(a)madıkları için duymadığımızı, dilimizin yeteneksizliği diye algılamak haksızlık gibi geliyor bana.
- Türkçenin terim yapma yeteneklerini hafife almadan önce bazı temel kitapları okumakta yarar var; örneğin: Aksan (1987), Özdemir (1973), Hatiboğlu (1981) ve Zülfikar (1991) bu konuda çok yararlı olabilecek kaynaklar.
Bilgisayar bilimi, yazılım mühendisliği ve bilişim ve iletişim teknolojileri gibi uç konulardaki terimleri dilimize özenli bir çalışma ile kazandırmaya çalışmakta yarar var. Bu çalışmalarımızda aşağıda özetlenen görüşler yararlı olabilir:
- Sözlük kullanmak iyi bir alışkanlıktır; elimizin altında bir veya birkaç sözlüğün olması çok yararlı olabilir. Ama gene de sözlükteki karşılıkları akıl ve beÄŸeni süzgecinden geçirmek her aydın biliÅŸimcinin hakkıdır. ÖrneÄŸin, “anchor point” için önerilen “demir atma noktası” çevirisi yerine “baÄŸlantı noktası”nı yeÄŸleyebilir veya daha iyi bir terimi önerebilirsiniz.
- Yabancı dilden –çoÄŸunlukla İngilizce’den– dilimize yeni terimler kazandırmaya çalışırken yabancı dildeki kavramları yeteri kadar irdelemekte yarar var. Bunu iki ÅŸekilde yapabiliriz: (1) İngilizce’de kullanılan sözcük veya terim birden fazla kavramı belirtiyorsa, hangi kavrama karşılık aradığımızı saptamamız gerek. ÖrneÄŸin, İngilizce’de “run” sözcüğü, Redhouse veya Webster’de görüleceÄŸi gibi, Türkçede “koÅŸmak,” “iÅŸlemek” ve daha epey baÅŸka anlama gelir. Ama, bir saat (veya bir makine) koÅŸmaz; çalışır. Benzer ÅŸekilde bir yazılım bilgisayarda koÅŸturulmaz, çalıştırılır. (2) İngilizce’de kullanılan bir sözcük veya terim için Türkçede aklımıza ilk gelen bir karşılığı kullanmadan önce, İngilizce’de yakın anlamlı sözcük veya terimlerin kavram salkımlarını ve onların Türkçe karşılıklarını düşünmekte yarar var. Böylece terimlerin karşılıklarını, kavram kargaÅŸasına neden olmadan, tutarlı bir ÅŸekilde verme ÅŸansımızı arttırmış olabiliriz. Örnek olarak aÅŸağıdaki terimleri düşünebiliriz: back (geri), cancel (vazgeç), continue (devam), exit (çıkış), OK (onay, tamam) ve permission (olur).
- İngilizce’deki bir terimin Türkçe karşılığını bulurken, bazen baÅŸka bir dildeki, örneÄŸin Fransızca’daki karşılığını da düşünmemiz, daha uygun bir terim bulmamızda yardımcı olabilir. “Wizard”ın karşılığı olarak “sihirbaz” sözcüğü yerine, Fransızcası olan “assistant”ın karşılığı olan “yardımcı”yı seçmek gibi.
- Elektron, telefon, İnternet örneklerinde olduÄŸu gibi bazı yabancı terimler dilimize aynen veya küçük deÄŸiÅŸikliklerle alınabilir. Ama kurallara ve Türk beÄŸenisine uyan Türkçe bir karşılık dilimizi daha da zenginleÅŸtirir; “software agent” için “yazılım ajanı” yerine “yazılım etmeni”nin seçilmesi gibi.
- Dilimize yeni terimler kazandırırken yabancı dildeki terimi iyice anlamaya gösterilen özen bizi yanlışlık yapmaktan, bazen de gülünç olmaktan, koruyabilir. Bir konuÅŸmacının “makine parkı” yerine “makine parkuru” dediÄŸini anımsıyorum. Parkur (Fransızcası “parcours”
“izlenen yol” demektir; bir otobüsün parkurundan bahsedilebilir ama “makine parkuru” yanlış bir terimdir.
Kendi kültürlerine saygı duymayanlar başkalarından saygı beklemek haklarını yitirmiş olurlar. Dilimize özen, benliğimize duyduğumuz saygının bir göstergesidir. 21. yüzyılın ilk çeyreğinde bilişim dilimizin zengin bir Türkçe olmasını istiyorsak, şimdiden özenli bir Türkçe kullanmaya başlamalıyız. Bilişimci olabilecek kadar yetenekli olan kişilerin bu özeni gösterebileceklerine inanıyorum.
Emeritüs Prof. Dr. Tuncer Ören
Tübitak — Marmara AraÅŸtırma Merkezi
Bilişim Teknolojileri Araştırma Enstitüsü
tuncer@mam.gov.tr
Kaynakça
* Aksan, D. (1987). Türkçenin Gücü. Bilgi Yayınevi. Ankara.
* Hatiboğlu, V. (1981). Türkçenin Ekleri. Türk Dil Kurumu, Ankara.
* Hepçilingirler, F. (1997). Türkçe “Off.” Remzi Kitabevi, İstanbul.
* Negroponte, N. (1995). Being Digital. Alfred A. Knoff, New York.
* Özdemir, E. (1973). Terim Hazırlama Kılavuzu. Türk Dil Kurumu, Ankara.
* TDK (1963a). Türkiye’de Halk AÄŸzından Derleme Sözlüğü. Türk Dil Kurumu, Ankara. 12 cilt.
* TDK (1963b). XIII. Yüzyıldan Beri Türkiye Türkçesiyle Yazılmış Kitaplardan Toplanan Tanıklariyle Tarama Sözlüğü. Türk Dil Kurumu, Ankara. 8 cilt.
* Zülfikar, H. (1991). Terim Sorunları ve Terim Yapma Yolları. Türk Dil Kurumu, Ankara.
If you're new here, you may want to subscribe to my RSS feed. Thanks for visiting!




































